TT

Ünal Seven

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasında Ekonomist olarak görev yapmaktadır.

Merve Artman

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasında Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapmaktadır.

Kadir Gürci

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasında Merkez Bankası Uzman Yardımcısı olarak görev yapmaktadır.

 

 

 

Editöre Not
Her türlü görüş, öneri
ve yorumlarınız için:
Mesaj Gönder

Kalkınma ve ekonomik büyüme için önemli bir faktör olan ihracat, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde birçok teşvik programı ve politika ile desteklenmekte. Bu politikalarda hâlihazırda ihracat yapan firmaların ihracatını artırması kadar, çeşitli nedenlerden dolayı ihracat yapmayan firmaların ihracata teşvik edilmesi de önemli bir hedef olarak göze çarpmakta. Ülkemizde de ihracatı teşvik etmeye yönelik devlet destekleri (Ticaret Bakanlığı, KOSGEB ve Eximbank aracılığı ile) ihracata hazırlık, pazarlama ve markalaşma başta olmak üzere çeşitli safhalarda yürütülmekte1. İlgili politikaların ülke refahına daha fazla katkı sağlaması, kaynakların daha etkin ve verimli kullanılması için, ihracat yapma potansiyeli yüksek ancak ihracat yapmayan firmaların sektör, ölçek ve il bazında dinamiklerini anlayarak bu firmalara yönelik destek programlarının tasarlanması önem arz etmekte.

Bu çalışmada, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Sektör Bilançoları veri setinde yer alan firmaların ihracatçı olma potansiyellerine ve potansiyeli yüksek ancak ihracat yapmayan firmaların sektör, ölçek ve il dağılımlarına ilişkin bulgularımızı özetliyoruz. Çalışmamızın temel amacı, firmaların ihracatçı olma potansiyellerini ihracat ile ilgili herhangi bir parametre kullanmadan hesaplamak ve potansiyeli yüksek ancak ihracat yapmayan firmaları belirlemek2. Bu amaçla kurulan ekonometrik modelde, firmanın faaliyette bulunduğu il ve dörtlü düzeyde NACE sınıflandırma kodu sabit tutularak, firmanın ihracatçı olma potansiyelini belirleyen değişkenleri Akaike ölçütüne göre adımsal regresyon ileri doğru seçilim yöntemi ile hesapladık. Seçilen değişkenler3 ile lojistik regresyon modeli kurarak her firmanın ihracatçı olma potansiyelini tahmin ettik4.

İhracat yapanlar arasından model sonucuna göre potansiyeli yüksek olarak belirlenen firmaların, sayıca daha az olmasına rağmen, 2019 yılındaki toplam ihracatın yüzde 87’sini gerçekleştirdiği görülmekte (Grafik 1). Bu sonuç, ihracat performansına yönelik herhangi bir parametre kullanmadan elde edilen ihracatçı olma potansiyeli ile ihracat performansı arasında güçlü bir ilişki olduğunu göstermekte. Bununla birlikte, 2019 yılında örneklemde bulunan 730.291 firma içerisinden ihracatçı olma potansiyeli yüksek olarak sınıflandırılan 55.246 firmanın yaklaşık yüzde 33’ünün ihracat yapmadığı görülmekte (Grafik 2).

 

Potansiyeli yüksek ancak ihracat yapmayan firmaların alt sektör dağılımı Tablo 1’de sunulmakta. Alt sektörler arasında firma sayısı bakımından toptan ticaret, ilgili alt sektördeki toplam firma sayısına oran bakımından başka yerde sınıflandırılmamış makine-teçhizat imalatı ve ilgili alt sektördeki ihracatçı firma sayısına oran yönünden de seyahat acentesi, tur operatörü ve diğer rezervasyon hizmetleri ve ilgili faaliyetler öne çıkmakta. Bununla birlikte, potansiyeli yüksek ancak ihracat yapmayan firmaların büyük çoğunluğunun5 ülke ihracatı için önemli bir yere sahip olan imalat ve ticaret sektörlerinde yer aldığı görülmekte.

 

Yüksek potansiyelli ancak ihracat yapmayan firmaların önemini daha iyi vurgulamak için her sektör ve ölçek grubundaki ihracat tutarları ile yüksek potansiyelli ancak ihracat yapmayan firmaların ilgili kırılımdaki ihracat yapan firma sayısına oranı Grafik 3 ve Grafik 4’te gösterilmekte. Yüksek potansiyelli ancak ihracat yapmayan firmaların ihracat yapan firma sayısına oranının en yüksek olduğu sektörlerin turizm ve imalat, ölçek gruplarının ise orta ve büyük olduğu gözleniyor. Fakat mevcut firmaların yaptığı ihracat tutarları göz önünde bulundurulduğunda, imalat sektöründe faaliyet gösteren ve büyük ölçekli firmalar potansiyel ihracatçı olma bağlamında öne çıkmakta.

İhracat potansiyeli yüksek ancak ihracat yapmayan firmaların il bazında dağılımını değerlendirdiğimizde de, ekonomik dağılımla uyumlu olarak, İstanbul, İzmir ve Bursa’nın ön plana çıktığı, genel olarak da bu firmaların kıyı şehirlerinde, sınır bölgelerinde ve büyük şehirlerde yoğunlaştığı görülmekte (Grafik 5).

Özetle bu çalışmada, idari kayıtlardan elde edilen firma bazlı verileri kullanarak yıllar itibarıyla ihracatçı olma potansiyeli hesaplanan ve yüksek-düşük potansiyelli olarak sınıflandırılan firmaların sektör, ölçek ve il bazında dağılımını inceledik. Bu çalışmanın bulguları, potansiyeli yüksek ancak ihracat yapmayan firmalara yönelik teşvik programlarının tasarımı aşamasında ilk adım olarak değerlendirilebilir. Bununla birlikte, hesapladığımız ihracatçı olma potansiyelini, firmaların ihracat tutarı, ihracat büyümesi, ihracat yapılan ülke ve ürün sayısı gibi birçok ihracat performans göstergesi ile birlikte kullanarak, firma bazlı ihracat skorları üretmek de mümkün. Ekonomik büyümeyi, kalkınmayı ve cari fazlayı destekleyici politikalar tasarlanırken potansiyeli yüksek ancak ihracat yapmayan firmaların sektör, ölçek ve şehir dağılımlarının dikkate alınması, bu politikaların etkinliğinin ve verimliliğinin artması açısından önem taşımakta. Ayrıca, potansiyeli yüksek olduğu halde ihracat yapmayan firmaları yakından takip ederek bu firmaların ihracat kararı almalarının önündeki engellerin/nedenlerin ortadan kaldırılması ülkemizin kalkınma hedeflerine katkı sağlayabilecek.

[1] İhracata yönelik devlet desteklerinin detayı için bkz. https://ihracat.ticaret.gov.tr/yayinlar/Devlet_Yardimlari_Rehberi.pdf.

[2] Bu doğrultuda ilgili bilanço yılında 1.000 TL (2019 fiyatları ile reelleştirilmiş) ve üzeri yurt dışı satış tutarı olan ve yurt dışı satışların toplam satışlara oranı en az yüzde 0,1 olanlar ihracat yapan firmalar olarak tanımlanmıştır. Bu koşulun düşük tutulmasının nedeni firmanın yaptığı ihracat tutarından ziyade firmanın ihracatçı olma potansiyeline odaklanmamızdır.

[3] Seçilen modele göre firmanın ihracatçı olma potansiyelini belirleyen değişkenler: sektör, faaliyet ili, tedarikçi firma sayısı, sektörün ihracatçı olup olmaması, likidite oranı, verimlilik oranı, yabancı ortaklık olup olmaması, ARGE oranı, tedarikçi bağımlılığı, faktöring riski, firma büyüklüğü.

[4] Çalışmamız kapsamında, firmaların son beş yıllık (2014-2019) finansal tablo verilerini (Bilanço ve Gelir Tablosu), kredi verilerini (TBB Risk Merkezi) ve firmalar arası ticaret verilerini (Beyan Alış-Satış Formları) kullandık. Model sonucunda hesaplanan ihracatçı olma potansiyeline göre firmaları yüzde 91 doğruluk oranında ayrıştıran en iyi kırılım noktası olan 0,477’yi sınır kabul ederek, firmaları ihracatçı olma açısından potansiyeli yüksek (sınır değerin üzerinde olanlar) veya potansiyeli düşük (sınır değerin altında olanlar) olarak sınıflandırdık.

[5] Tablo 1’de sunulan ilk 15 sektördeki yüksek potansiyelli ancak ihracat yapmayan firmaların sayıca yüzde 69’u imalat ve ticaret sektörlerinde iken, “Diğer” alt sektörlerdeki yüksek potansiyelli ancak ihracat yapmayan firmalar da dikkate alındığında bu oran yüzde 80’e çıkmakta.

Ünal Seven

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasında Ekonomist olarak görev yapmaktadır.

Merve Artman

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasında Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapmaktadır.

Kadir Gürci

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasında Merkez Bankası Uzman Yardımcısı olarak görev yapmaktadır.

Editöre Not
Her türlü görüş, öneri
ve yorumlarınız için:
Mesaj Gönder

ANA SAYFA

* Blogda yer verilen görüşler yazarlara aittir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının resmi görüşlerini temsil etmeyebilir.