TT Loading
Fethi Öğünç
Fethi Öğünç

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasında Kıdemli Ekonomist olarak görev yapmaktadır.

All Articles

Mustafa Utku Özmen
Mustafa Utku Özmen

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasında Ekonomist olarak görev yapmaktadır.

All Articles

Editöre Not
Her türlü görüş, öneri
ve yorumlarınız için:
Mesaj Gönder

2017 yılı Ocak ayı ile birlikte mevsimsel yapı arz eden taze meyve ve sebze ile giyim ve ayakkabı ürünlerinin tüketici fiyat endeksine dâhil edilmesinde kullanılan ağırlık sisteminde bir değişikliğe gidildi. Mevsimsel ürünlerin her ay farklı bir ağırlığa sahip olduğu “değişken ağırlık” yönteminden, Avrupa Birliği İstatistik Ofisi tarafından önerilen, her ürünün yıl boyunca tüm aylarda aynı ağırlığa sahip olduğu “sabit ağırlık” yaklaşımına geçildi.[1] Bu yöntem değişikliği tüketici fiyat endeksi üzerinde 2017 yılına özgü geçici bir dalgalanma oluşturmakta. Bunun da giyim ve ayakkabı grubu üzerinden çekirdek enflasyon görünümüne önemli yansımaları olmakta. Dolayısıyla, enflasyonun ana eğilimine dair sağlıklı bir değerlendirme yapabilmek için, geçiş yılı olan 2017’de söz konusu geçici etkilerden arındırılmış göstergelere bakılmasında fayda var.

Öncelikle, giyim ve ayakkabı ürünleri özelinde değişken ve sabit ağırlık kavramlarına değinelim. Bilindiği üzere, giyim ve ayakkabı ürünleri, tüketicilerin ihtiyaçları doğrultusunda, mevsime göre piyasaya arz edilmekte. Örneğin, kaban çoğunlukla sonbahar ve kış aylarında talep görürken, tişört daha çok ilkbahar ve yaz aylarında talep görmekte. Bu çerçevede, değişken ağırlık sisteminde mevsimsel ürünlerin endeks içinde aldıkları göreli pay aydan aya değişmekteydi. Ancak, yapılan yöntem değişikliği ile birlikte, endekste yer alan mevsimsel ürünlerin göreli ağırlıkları yıl içinde artık değişmeyecek.

Bu etki özellikle giyim ve ayakkabı ürünleri için önem arz ediyor. Çünkü giyim grubu fiyatlarındaki mevsimsellik, taze meyve ve sebzeye kıyasla daha düzenli bir yapı sergilemekte. Bu nedenle, giyim grubu yıllık enflasyonunda değişen mevsimsellikten kaynaklanan baz etkilerine daha az rastlanmakta. Ancak, yöntemsel farklılık gereği, değişken ve sabit ağırlıkla hesaplanan giyim ve ayakkabı fiyat endeksleri aynı mevsimsel yapıyı (aynı aylık değişim oranlarını) taşımamakta. Bu nedenle, yalnızca bu yıla özgü olarak, giyim ve ayakkabı grubu yıllık enflasyonunda yöntem değişikliğinden kaynaklanan belirgin baz etkileri gözlenecek. Bunun, çekirdek enflasyon göstergelerinin ana eğilimine de önemli etkileri olacak. 2018 yılından itibaren ise bu mekanik etki ortadan kalkacak.

Aylık Giyim Enflasyonunda Ağırlık Sistemi Kaynaklı Farklılaşma Nasıl?

Aylar itibarıyla ortaya çıkabilecek olası etkilerin büyüklüğünü anlamak açısından şöyle bir egzersiz faydalı olabilir: Geçmiş yıllardaki aylık enflasyon oranlarını sabit ağırlıkla hesaplamak ve aynı dönem için değişken ağırlıkla hesaplanmış aylık enflasyon oranları ile kıyaslamak.

2010-2016 dönemi için iki yöntemle hesaplanan aylık enflasyon oranları arasındaki fark incelendiğinde, sabit ağırlığın değişkene kıyasla farklı bir mevsimsel yapı sunduğu izleniyor (Grafik 1). Sabit ağırlık yöntemiyle özellikle Nisan-Mayıs aylarında daha düşük, Eylül-Ekim aylarında ise daha yüksek bir giyim enflasyonu gözlenmekte.

Ağırlık Sistemi Etkisi Düzeltilmiş Ana Eğilimler Nasıl Seyretmekte?

Giyim ve ayakkabı grubu fiyatlarının B ve C endeksleri içindeki görece yüksek payı (sırasıyla yüzde 10,6 ve yüzde 12,7), enflasyonun ana eğilimine dair daha doğru bir analiz yapabilmek açısından bu etkilerin düzeltilmesini gerekli kılıyor. 2017 yılı için değişken ağırlık düzeltmesini, Grafik 1’de sunulan etkilerin ilgili aya ait son üç yıldaki ortalamaları üzerinden yapıyoruz. Yapılan hesaplamalar, Nisan ve Mayıs aylarında temel enflasyon göstergelerinde kaydedilen yavaşlamada giyim ve ayakkabı grubundaki yöntem değişikliğine bağlı etkinin öne çıktığına işaret ediyor. Nitekim bu etki düzeltildiğinde enflasyonun ana eğilimi Nisan ayında yükselirken Mayıs ayında oldukça sınırlı bir düşüş sergiliyor (Grafik 2 ve 3). Bulgular aynı zamanda Eylül ve Ekim aylarına gelindiğinde, Nisan-Mayıs döneminin aksine, ana eğilimin söz konusu yöntem değişikliğine bağlı olarak yükselebileceğine, gerçekçi bir değerlendirme için düzeltilmiş ana eğilimlere bakılması gerektiğine işaret ediyor.

Özetle, geçiş yılı olan 2017 yılında giyim grubundaki ağırlık sistemi değişimine bağlı etkilerin dikkate alınması, gerek yıllık enflasyona gerekse enflasyonun ana eğilimine ilişkin sağlıklı bir değerlendirme yapabilmek açısından önem arz etmekte. Söz konusu etkiler dikkate alındığında son aylarda çekirdek enflasyon eğilimlerindeki iyileşme henüz oldukça sınırlı görünüyor. Eylül ve Ekim aylarında ise ana eğilimde yöntemsel değişime bağlı yukarı yönlü etkiler gözlenebilir. Enflasyon görünümü değerlendirilirken bu etkilerin dikkate alınması gerekiyor. 2018 yılından itibaren ise, yöntem değişikliğinden kaynaklanan bu tür etkilerin ortadan kalkacağı not edilmeli.

[1] TÜİK (2017), “Tüketici Fiyat Endeksi Hesaplamaları, 2017”, 25 Ocak 2017 tarihli duyuru, Ankara: http://www.tuik.gov.tr//duyurular/duyuru_3301.pdf 

Fethi Öğünç
Fethi Öğünç

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasında Kıdemli Ekonomist olarak görev yapmaktadır.

All Articles

Mustafa Utku Özmen
Mustafa Utku Özmen

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasında Ekonomist olarak görev yapmaktadır.

All Articles

Editöre Not
Her türlü görüş, öneri
ve yorumlarınız için:
Mesaj Gönder

ANA SAYFA

* Blogda yer verilen görüşler yazarlara aittir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının resmi görüşlerini temsil etmeyebilir.

Giriş Yapın

Giriş Yapın