TT

M. Koray Kalafatcılar

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasında Ekonomist olarak görev yapmaktadır.

Mustafa Utku Özmen

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasında Ekonomist olarak görev yapmaktadır.

Editöre Not
Her türlü görüş, öneri
ve yorumlarınız için:
Mesaj Gönder

Türkiye’de enflasyonun yapısal ve uzun vadeli faktörlerle ilişkisine dair oldukça sınırlı sayıda çalışma var. Bu yazıda, enflasyonla demografi arasındaki ilişkiye ışık tutmayı hedefliyoruz. Demografi ile enflasyon arasındaki bağlantıyı emek geliri olmayan çocuk ve yaşlı bağımlılar ile çalışma çağındaki nüfusun toplam nüfus içindeki ağırlıklarının değişimi üzerinden kuruyoruz. Farklı iktisadi davranışa sahip yaş gruplarının nüfus içindeki ağırlıkları değiştikçe, toplam üretim ve harcama seviyeleri, dolayısıyla enflasyonun seyri etkilenebilmekte. Ortaya koyduğumuz bu argümanı sabit etkiler panel veri yöntemiyle test ediyor ve ne derece önem arz ettiğini tartışıyoruz.[1]

İktisat teorisi, bireylerin tüketim düzeyleri daha az dalgalandıkça refahlarının da yükseldiğine işaret eder. Ne var ki, bireylerin emek gelirleri bulundukları yaş grubuna göre farklılık sergilemekte. Bu durumda, gelir-harcama denkliğinin sağlanması için bireylerin dönemler arası transfer yapması ya da bireyler arası eşanlı transferler gerçekleşmesi gerekiyor. Bu işlemler özel kesimin tasarruf dinamiklerinde gerçekleşebileceği gibi, kamu tarafından yapılan transferler de süreci destekleyebilir. Çocuk bağımlıların (0-14 yaş grubu) tüketimleri aile içi (özel) transferlerle ve temel eğitim hizmetlerinde olduğu gibi kamu transferleriyle karşılanırken, çalışma çağındaki bireyler cari emek gelirlerinin cari tüketimlerini aştığı dönemlerde emeklilik dönemini düşünerek tasarruf ederler. Yaşlı bağımlılar (65 yaş üstü grup) ise tüketimlerini çalışma çağında gerçekleştirdikleri birikimlerle ve/veya sosyal güvenlik sisteminin yapısına bağlı olarak çalışma çağındaki diğer bireylerin tasarruflarından aktarılanlarla gerçekleştirir.

Çalışma hayatına başlama ve emeklilik yaşları, ortalama yaşam beklentisi ve ücret-emeklilik maaşı seviyeleri ülkeler arasında farklılık gösterebiliyor. Buna bağlı olarak, bireylerin yaşa göre tüketim ve gelir profillerinin de ülkeler arasında farklılaşması beklenir. Bu bakış açısıyla, Ulusal Transfer Hesapları (NTA) projesi, hane halkı gelir anketi ve milli gelir hesaplarına dayanarak ülkeler için yaşlar itibarıyla tüketim ve emek geliri profillerini tahmin ediyor (Grafik 1). Türkiye için yapılan tahminlere göre, 29-62 yaşları arasında emek geliri cari tüketimi aşmakta. Ayrıca, gelişmiş ülkelerle kıyaslandığında, emek geliri ile tüketim arasındaki farkın daha sınırlı oluşu da dikkat çeken önemli bir diğer nokta.

Türkiye demografik geçişine devam ederken, bu süreç doğrultusunda nüfus yaş yapısı da değişiyor. Doğum oranlarındaki düşüş ile ortalama yaşam süresindeki artış eğilimleri de nüfusun yaş yapısındaki değişime katkıda bulunmakta. Bu gelişmeler, iktisadi davranışları farklı kesimlerin nüfus içindeki ağırlığında köklü değişimi beraberinde getiriyor. Örneğin, 1965 yılında bir bağımlıya (çocuk-yaşlı) karşılık yaklaşık bir çalışan mevcutken, 2025 yılına ilişkin projeksiyonlara göre bir bağımlıya karşılık iki çalışan olacak toplumumuzda (Grafik 2).

Nüfus yaş yapısında meydana gelen değişimin enflasyonu nasıl etkilediğini gelişmekte olan ülkelerden oluşan bir örneklem ile analiz ediyoruz. Analizimizi bu ülkelerin yaşamış olduğu yüksek enflasyon deneyimlerini göz önünde bulundurarak 1996 – 2015 dönemiyle sınırlandırdık. [2] İlk tahmin modelinde sadece demografik değişkenlere yer verilirken, diğer modeller, iktisadi değişkenler eklendiğinden daha zengin bir yapıya sahip. Baz modelde (2) açıklayıcı değişkenler olarak çıktı açığı ve reel faiz kullanılırken, sonraki modelde (3) reel kur, son modelde (4) ise dışa açıklık, işgücü maliyet göstergesi ve ithalat birim değer endekslerinden oluşan kontrol değişkenleri bulunuyor. Yaş gruplarının enflasyonu nasıl etkilediğine ilişkin model tahminlerinden hesaplanan bulguları Grafik 3’te sunuyoruz.

Bulgularımız çocuk bağımlıların ve erken çalışma çağındakilerin enflasyonist olduğunu gösteriyor. 26-30 yaş grubu ile birlikte gözlenmeye başlanan deflasyonist etkiler 56-60 yaş grubuna kadar devam ediyor. Bu yaş gruplarındakiler ekonomide ürettikleri değere kıyasla daha az tüketim yaptıklarından fiyatlar üzerinde aşağı yönlü bir baskı oluşturmaktalar. Yaşlı bağımlılar, enflasyonist olarak saptanan diğer grup olurken, tahminlere göre 80-yaş ve üstü son deflasyonist grubu oluşturmakta.

Elde ettiğimiz tahminleri kullanarak tarihsel bir muhasebe ve önümüzdeki dönem için projeksiyonlar yapmak mümkün. Sonuçlar, örneklem döneminde, analiz kapsamındaki ülkelerde demografik yapının enflasyonu düşürücü etki yaptığını gösteriyor (Grafik 4). Türkiye de bu etkiden faydalanan ülkeler arasında. Hesaplamalarımız, Türkiye için, 1996-2015 döneminde yıllık olarak ortalama 0,6 yüzde puanlık dezenflasyonist etkiye işaret ediyor. Görüldüğü üzere, tahmin döneminde enflasyondaki düşüşe demografik gelişmeler de katkıda bulunmuş.

Demografik geçiş olgunlaştıkça, çalışma çağındakilerin toplam nüfus içindeki payı giderek daha az artmakta, hatta bazı ülkelerde gerilemeye başlamakta. Bu bağlamda, önümüzdeki yıllarda gelişmekte olan ülkelerde demografiden kaynaklanan dezenflasyonist etkinin giderek azalacağı bulgularımız arasında. Ancak Türkiye için hesapladığımız değerler, bu değişimin yakın bir gelecekte enflasyon dinamikleri üzerinde belirleyici olacak düzeylere ulaşmayacağına işaret ediyor. Son olarak, nüfusun yaş yapısındaki değişimlerin enflasyonun yapısal belirleyicilerinden yalnızca bir tanesi olduğunu da hatırlatmakta fayda var.

 

[1] Bu not, devam eden Kalafatcılar ve Özmen (2019) çalışmasının ilk bulgularını içermektedir. Daha detaylı bilgi ve teknik ayrıntılar için 2018-IV Enflasyon Raporu, Kutu 3.2 incelenebilir.

[2] Benzer bir analiz, Juselius ve Takats (2015) tarafından gelişmiş ülkelere uygulanmıştı.

 

Kaynakça

Fair, R., Dominguez, K. (1991). Effects of the Changing US Age Distribution on Macroeconomic Equations. American Economic Review, 81(5).

Juselius, M., Takats, E. (2015). Can Demography Affect Inflation and Monetary Policy? BIS Working Paper No: 485.

Kalafatcılar, M. K., Özmen, M. U. (2019). Enflasyonun Yapısal Unsurlarına Bir Bakış: Demografi. TCMB, devam eden çalışma.

United Nations, (2013). National Transfer Accounts Manual: Measuring and Analysing the Generational Economy.

Mustafa Utku Özmen

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasında Ekonomist olarak görev yapmaktadır.

M. Koray Kalafatcılar

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasında Ekonomist olarak görev yapmaktadır.

Editöre Not
Her türlü görüş, öneri
ve yorumlarınız için:
Mesaj Gönder

ANA SAYFA

* Blogda yer verilen görüşler yazarlara aittir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının resmi görüşlerini temsil etmeyebilir.